HAKKIMDA

image1

Merhabaaaa sevgili sen,

Nam-ı diğer DamaktanDimaga ben, uluslararası bir firmanın plaza diye tabir edilen yazın soğuk kışın sıcak şık şıkıdım ofisinde, uğruna yıllar harcayarak sonunda diplomalarımı aldığım endüstri hatta yüksek endüstri mühendisliği görevimi sürdürmekteyim.

Pek analitik bir takım beyaz yakalı hallerinin yanında ne alaka bu Damaklar Dimağlar, diyecek olursan kısaca şöyle özetleyeyim. Merak etme, öyleee 4 yaşında istiridye yiyerek bu işlere başladım demeyeceğim ama yine de ağaç yaşken eğilir misali çocukluktan beri pek bir düşkünümdür yemelere içmelere. Zira,  sabah kahvaltıda bile ayıla bayıla beyin salatası yiyebilen bir ailenin genlerini taşıyorum. Sonra, lise yıllarımda öğle araları yarım ekmek döner üstü çeyrek döner yiyebilenlerden, ilerleyen yıllarda nerede ne yeniri bilenlerden, neresi meşhurcuları araştıranlardan, mekanları keşfedip tadanlardan oldum hep.

Gel zaman git zaman fark ettim ki; yeni tatlar denediğim, yeni mekanlar keşfettiğim ve bunları sevdiğim insanlarla yaptığım, ardından çevremdekilerle bu deneyimlerimi paylaştığım anlar, benim hep çok mutlu olduğum, gözlerimin parladığı, hatta şekilde görüldüğü üzere otomatik neşeye bağlayıp kahkaha attığım anlar olmuş. Bir de yazılar yazıp, yeme içme meraklısı kişilerle bunları paylaşmakla mutluluğum üssel olarak artar hale gelmiş. Oradan da damaktandimaga.com ortaya çıkıvermiş. Kısaca amacım, naçizane tadarak deneyimlediğim lezzetlerin aklımda kalanlarını yazıya dökmek ve sana aktarmak, yani damağımdan geçerek dimağımda kalanları paylaşmak.

Bir de şipşaklarım var ki hikayesi şöyle; üniversite bitene eli sıcak sudan soğuk suya değmeyen, yemek yapmayı bilmeyen biriydim. Ancak, iş başa düşüp evde tek başıma kalmaya başlayınca, sürekli de dışarda yemek mümkün olmayınca, kısa sürede lezzetli pratik yani şipşak bir şeyler hazırlama telaşımdan ortaya çıkan maksimum 60 dk. de hazır olacak özellikle beyaz yakalının çok işine yaracak tarifler benim şipşaklarım.

Son sözü söylemek üzereyken, her zaman hep yanımda olup en büyük destekçim kardeşcik Adil’e, blogumun isim annesi cancağız Ayfer’e,  mekanlarda bana eşlik eden ve kurt gibi aç olmasına rağmen sabırla fotoğraf çekmemi bekleyen candan öteciklerim Nihan, Dilek ve Tuba’ya, biricik Ecem, Dila, Tuğçe, Cansu, Ali, Gizem, Ece ve Yiğit’e  ve dahası keşiflerime renk katan nice dostlarıma tüm destekleri için çok teşekkür eder, alkış, konfeti ve kalplerimi gönderirim.

Biraz uzun mu oldu ne sevgili sen? O halde kısaca bu blogta aslında sen, bir yemeğin yarattığı hisleri ve duygu dalgalanmalarını okuyacaksın.

Sevgiler,
DamaktanDimaga

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>